29 Nisan 2014 Salı

Bu sefer ne ben size bir hayalimi gerçekmiş gibi anlatacak kadar mutlu ne de hayallerim sizi kıskandıracak kadar güzel. Hayatım da öyle büyük sorunlar olduğunu söyleyemem. Sorunların hepsi küçük geliyordu hep bana. Ama çözmeyip bir kenara ittikçe çığ gibi büyüyüp üstüme gelmeye başladı. Ben de herkes gibi hayal ettim. Küçük bir umudu her şeyim haline getirdim. Sonra o umut yani tutunduğum tek dal kırıldı. Çok yükselmeme neden olduğunu sandığım o dal yere sert çarpmama neden oldu. Aslında ben karanlıktaydım çok büyük bir karanlıkta. Küçük bir kutup yıldızı buldum kapkaranlık gecemi aydınlatıp bana yönümü gösterecek. Ya da ben öyle düşündüm bilemiyorum. Her şeyi unuttum, onu görünce kalbimin sesi duyduğum en güzel şarkıydı. Beraber yürürken adımlarımı benzetmeye çalışışım en güzel uyumdu. Yürürken soluna geçmek gibi bir amacım olmasının sebebini asla bilmeyecek. Üzgünüm... Ben sadece salak salak hayaller kuran aptal bir kızım. Evet öfkeliyim bu yazı bu yüzden. Kalbimi kıranlara öfkeliyim. Çok değer verdiğim insanlardan birden bire az değer görmek incitti beni. Hiç yapmaz dediklerim, yapmaz dediğim şeyleri yaptı. Hiç gitmez dediklerim, hiç gitmeyeceğini sandığın anda gitti. Sonra ağladım ama yalnız ağladım... Herkesle güldüm gidip yalnız ağladım. Kimse görmesin, kimse üzülmesin, ben üzüleyim ben ağlayayım ama onlar üzülmesin dedim ve yalnız ağladım. Çünkü ben kaldırabilirim ama onlar kaldıramaz dimi? Değil. Neyse böyle bir yazı bir daha olmayacak. Sanırım kötü günümdeyim… Yarın uyanacağım ve gülümsemeye devam edeceğim. Ne de olsa mutlu, hayal kuran bir kızım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder