Evet o kadar şanslıydım.
Sizi flört evremizi anlatıp iyice kıskandırmayacağım. Onun yerine ilk dışarı
çıktığımız günü anlatacağım. En yakın arkadaşlarımı eve toplamıştım. Ve tabi
bütün seksi kıyafetlerini de. Adeta küçük bir defileydi. Binlerce kıyafeti
gidip çıkardım ve tabi ki ilkini giyip çıktım. Bu sırada çocuğu yarım saat
bekletmiş oldum. Gittiğim gibi sarıldı bana. ‘’Hop yavaş’’ diyordum neredeyse
zor tuttum kendimi. Deniz gibi kokuyordu. Bende tadını çıkardım. 1 yıl kadar
kesin öyle kaldık. Herkes bize bakıyordu. Utandım. Kafamı boynuna gömdüm. O an
fark ettim ki orası için yaratılmıştım. Sonra elimi tuttu ve sahilde yürüdük.
Nereye dediğimde görürsün cevabını aldım. En nefret ettiğim şey nereye
gideceğimi bilmemek tabii bunu ona söylemedim. Salak kendini romantik sansın
diye. Ve yeri görünce ‘’yok artık’’ diye anırmak istedim. Yemyeşildi hem de her
yer. Oturduk hemen. Kahvaltı yaptık. Yok yoktu küçücük soframızda. Sonra
çimenlere yattık. Güneş gözüme tecavüz ediyordu tabi ben yine romantizmi
bozmamak adına sesimi çıkartmıyordum ki çocuk çantasından gözlük çıkardı. Bu
kadar olabilirdi. O kadar odun, süzme salak erkeklerin nedenini o an anlamıştım
çünkü bizim ki onların haklarını da hunharca almıştı. Bütün gün öyle yattık
yani. Konuştuk her şey hakkında konuştuk. Bu sırada ben ona gökyüzüm demeye
karar verdim. Malum gözleri… O ise bana uykum. Çünkü onu esnetmiştim. Salak
asla neden esnediğini anlamayacak. Ama bana uykum demesine sesimi çıkarmadım.
Bence saçma bir şekilde romantikti. Buda ilk buluşmamız olmuş oldu. Heyecanla
bekleyin yeni anılarımla geri döneceğim.24 Nisan 2014 Perşembe
Evet o kadar şanslıydım.
Sizi flört evremizi anlatıp iyice kıskandırmayacağım. Onun yerine ilk dışarı
çıktığımız günü anlatacağım. En yakın arkadaşlarımı eve toplamıştım. Ve tabi
bütün seksi kıyafetlerini de. Adeta küçük bir defileydi. Binlerce kıyafeti
gidip çıkardım ve tabi ki ilkini giyip çıktım. Bu sırada çocuğu yarım saat
bekletmiş oldum. Gittiğim gibi sarıldı bana. ‘’Hop yavaş’’ diyordum neredeyse
zor tuttum kendimi. Deniz gibi kokuyordu. Bende tadını çıkardım. 1 yıl kadar
kesin öyle kaldık. Herkes bize bakıyordu. Utandım. Kafamı boynuna gömdüm. O an
fark ettim ki orası için yaratılmıştım. Sonra elimi tuttu ve sahilde yürüdük.
Nereye dediğimde görürsün cevabını aldım. En nefret ettiğim şey nereye
gideceğimi bilmemek tabii bunu ona söylemedim. Salak kendini romantik sansın
diye. Ve yeri görünce ‘’yok artık’’ diye anırmak istedim. Yemyeşildi hem de her
yer. Oturduk hemen. Kahvaltı yaptık. Yok yoktu küçücük soframızda. Sonra
çimenlere yattık. Güneş gözüme tecavüz ediyordu tabi ben yine romantizmi
bozmamak adına sesimi çıkartmıyordum ki çocuk çantasından gözlük çıkardı. Bu
kadar olabilirdi. O kadar odun, süzme salak erkeklerin nedenini o an anlamıştım
çünkü bizim ki onların haklarını da hunharca almıştı. Bütün gün öyle yattık
yani. Konuştuk her şey hakkında konuştuk. Bu sırada ben ona gökyüzüm demeye
karar verdim. Malum gözleri… O ise bana uykum. Çünkü onu esnetmiştim. Salak
asla neden esnediğini anlamayacak. Ama bana uykum demesine sesimi çıkarmadım.
Bence saçma bir şekilde romantikti. Buda ilk buluşmamız olmuş oldu. Heyecanla
bekleyin yeni anılarımla geri döneceğim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder