24 Nisan 2014 Perşembe

Evet o kadar şanslıydım. Sizi flört evremizi anlatıp iyice kıskandırmayacağım. Onun yerine ilk dışarı çıktığımız günü anlatacağım. En yakın arkadaşlarımı eve toplamıştım. Ve tabi bütün seksi kıyafetlerini de. Adeta küçük bir defileydi. Binlerce kıyafeti gidip çıkardım ve tabi ki ilkini giyip çıktım. Bu sırada çocuğu yarım saat bekletmiş oldum. Gittiğim gibi sarıldı bana. ‘’Hop yavaş’’ diyordum neredeyse zor tuttum kendimi. Deniz gibi kokuyordu. Bende tadını çıkardım. 1 yıl kadar kesin öyle kaldık. Herkes bize bakıyordu. Utandım. Kafamı boynuna gömdüm. O an fark ettim ki orası için yaratılmıştım. Sonra elimi tuttu ve sahilde yürüdük. Nereye dediğimde görürsün cevabını aldım. En nefret ettiğim şey nereye gideceğimi bilmemek tabii bunu ona söylemedim. Salak kendini romantik sansın diye. Ve yeri görünce ‘’yok artık’’ diye anırmak istedim. Yemyeşildi hem de her yer. Oturduk hemen. Kahvaltı yaptık. Yok yoktu küçücük soframızda. Sonra çimenlere yattık. Güneş gözüme tecavüz ediyordu tabi ben yine romantizmi bozmamak adına sesimi çıkartmıyordum ki çocuk çantasından gözlük çıkardı. Bu kadar olabilirdi. O kadar odun, süzme salak erkeklerin nedenini o an anlamıştım çünkü bizim ki onların haklarını da hunharca almıştı. Bütün gün öyle yattık yani. Konuştuk her şey hakkında konuştuk. Bu sırada ben ona gökyüzüm demeye karar verdim. Malum gözleri… O ise bana uykum. Çünkü onu esnetmiştim. Salak asla neden esnediğini anlamayacak. Ama bana uykum demesine sesimi çıkarmadım. Bence saçma bir şekilde romantikti. Buda ilk buluşmamız olmuş oldu. Heyecanla bekleyin yeni anılarımla geri döneceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder