15 Nisan 2014 Salı

Lanet olası alarm! Bugün yine lanet olası okula gitmek için lanet olası alarmım çalmıştı. Ve lanet olasıca gün başlamıştı. İğrenç formalarımı giyip, serviste ki iğrenç insanların yüzünü görmek için evden çıktım. Ama beni servis değil arkadaşlarım bekliyordu. Annemin kızacağını düşündükleri için kapıyı çalmamışlar. Annemi tanımalarına bayılıyorum. Nereye diye sormadım yürümeye başladık. Durağa gittik ve dolmuşa bindik. Küçük bir yerde yaşamanın en büyük sıkıntısı işte bu size neresi olduğunu söylesem anlamayacaksınız. O yüzden betimlemeliyim. Bir sahile gittik. Sıra sıra küçük kafelerin olduğu, insanların yürüyüş yaptığı sakin bir yer. Her neyse orada ki kafelerden birine oturduk. Yol boyunca nereye gittiğimizi, niye okulu kırdığımızı sormamıştım. Sürekli muhabbet etmiştik. En sonunda dayanamayıp burada ne işimiz var dedim. Hiçbiri cevap vermedi. Kısa bir süre birkaç arkadaşımız daha geldi. Ama en çok şaşırdığım şey Aydın’dan uzun süredir görmek istediğim, olaylar olduğunda direk anlattığım bir arkadaşımda gelmişti. Çok mutlu oldum. Masa birleştirdik. Hep beraber oturduk. Fark ettim ki o kadarda lanet olasıca bir gün değilmiş. Hava gayet güzeldi, arkadaşlarım yanımdaydı. Sipariş verdik. Herkes kahve içiyordu tabii. Arkadaşlarım benim ya bayılıyorum onlara. Zevklerimiz bile aynı. Neyse konuyu uzatmayayım. Kahveler geldi hemen arkasından da bir pasta. Ölü gibi yaşamaya o kadar alışmışım ki doğum günümü bile unutmuşum. Teoman hayranı olduğum için arka 17 şarkısı çalarken bütün arkadaşlarımla 17. yaş günümü kutladık. Her biri anı olarak kalacak nitelikte hediyeler almışlar. O an düşündüm ki ben böyle arkadaşlara sahip olduğum sürece asla mutsuz olmam. Yedik, içtik, muhabbet ettik zaman öyle güzel geçti ki. Hep beraber çocuk olduk. Binlerce kez baksam sıkılmayacağım fotoğraflar çektik. Su savaşı yaptık. Sonra üşüdük salak gibi kimse yanına kıyafet almamıştı çünkü. Sahile oturduk konuştuk. İşin özü çok eğlendik. Ve asla unutmayacağım bir doğum günü geçirmiş oldum. Sonra biri bana seslenmeye başladı. Gözümü açtığımda lanet olasıca okuldaydım. Ve dünyanın en sıkıcı dersinde uyuyakalmıştım. Hani yine iyisiniz kıskanacağınız bir anım yokmuş. Ben de sizin kadar boş yaşayan bir patatesim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder